Skip links

Halkla İlişkilerin Değişen Yüzü: Dijital PR

Halkla İlişkilerin Değişen Yüzü: Dijital PR

Halkla İlişkilerin Değişen Yüzü: Dijital PR

Sosyal medya, dijital PR, online PR (ya da her nasıl adlandırırsanız) son birkaç yıldır birçok işletme için önemli bir odak noktası haline geldi. Sonuç olarak, birçok şirket bu fırsatı değerlendirmek ve bir dizi yeni ve heyecan verici PR hizmeti sunmak üzere harekete geçtiler. Bu firmalar sosyal medya hakkında konuşurken ondan, yalnızca sosyal medya gurularının anlayabileceği bir kara sanat gibi bahsettiler.

Peki sosyal medya, halkla ilişkiler uzmanlarının her zaman yaptıkları işlerden gerçekten bu kadar farklı mı ve tüm şirketler bu yeni dünya için yeni uzmanlara mı ihtiyaç duyuyor?

Halkla İlişkiler her zaman hedeflemeniz gereken kitleyi tespit etmek ve bu kitlelere, doğru mesajın doğru bir şekilde teslim edilmesini sağlamakla ilgili olmuştur. Ancak bunu yapma şeklimiz değişti. Eski günlerde, her şey tamamen yazılı basın odaklıydı. Basılan, postalanan veya mümkünse fakslanan açık ve özlü basın bültenleri yazmakla birlikte editörlerle yapılan telefon görüşmeleri, basın toplantıları ve öğle yemekleri bu işin en önemli parçalarıydı. Medya listeleri online veritabanı olarak değil de büyük bir kitap olarak mevcuttu ve her şey ilişkilerin kurulması ve gazetecilerin hoşlandığı ya da hoşlanmadığı şeylerin bilinmesinden ibaretti.

Ancak teknoloji her şeyi değiştirmek üzereydi ve halkla ilişkiler sektörü de e-postanın nimetlerini kucaklamak için geç kalmadı. İlk başta sadece bir kaç gazeteci basın bültenlerini bu şekilde istedi ve onların kim olduklarını bilmek de önemliydi. 80′lerin sonlarından itibaren haber grupları basın ile iletişim kurmak için yeni bir yol sağladı.

Şimdi sosyal medya devriminin ortasındayız ve yedi gün yirmi dört saat servis edilen haberler, hiç bitmeyen bilgi akışı ve kullanıcı tarafından oluşturulan içerik bu yeni dünyada iş yapma biçimimizi baştan aşağı değiştiriyor. Sosyal medya, gazetecilere ulaşmak için kesinlikle yeni ve heyecan verici fırsatlar sunuyor ve halkla ilişkiler de, iletişim kurma şeklini bu yeni dünyaya adapte etmek durumunda kalıyor. Örneğin bazı gazeteciler bültenleri Twitter’dan takip etmeyi tercih ediyor, bu durumda da mesajınızı 140 karakterde iletmek gibi zorlu bir görev sizi bekliyor. Hatta bazı gazeteciler hikayeleri için fikir araştırmalarını sadece Twitter üzerinden yürütüyor.

Öte yandan, konu sadece gazetecilerle de sınırlı değil. Yepyeni bir mecra ortaya çıktı: İnternet ortamında herkes kanaat lideri olabilir ve örneğin saygın, çok okunan bir blogcuya da gereken önem verilmelidir. Tabii ki, bu yeni hedef kitleye yaklaşım tarzınız geleneksel bir gazeteciden daha farklı olmalıdır, fakat bu başarılamayacak zorlukta bir şey değildir. İçerik ve tonu herkes için ayrı ayrı düzenleyip uyarlayın, bu PR uzmanlarının en iyi yaptığı iştir: Sosyal olmak ve doğru bir şekilde insanlarla iletişim kurmak. Şu anki tek fark artık daha fazla insan ve daha fazla değişken olmasıdır.

Dijital PR pazarlama departmanının yaptığı iş ile halkla ilişkilerin yaptığı iş arasındaki çizginin biraz daha bulanıklaşması anlamına gelir, genellikle son kullanıcı ile doğrudan iletişimi gerektirir: Örneğin Twitter, LinkedIn, Facebook ve diğer sosyal medya ortamları aracılığıyla haber ve diğer içeriğin direk olarak son kullanıcıya ulaştırılması gibi.

Aynı zamanda dijital ve geleneksel PR arasındaki çizgiler de bulanıklaşmıştır. 7/24 haber kültürümüzün içinde, birçok yayın online haber sitelerini düzenli olarak güncelliyor ve özellikle Amerika’daki birçok yayın da artık basılı olarak yayınlanmıyor. Öte yandan PR yine aynı şekilde, aynı gazeteciler ile iletişim kuruyor. Sadece, daha hızlı, daha dinamik ve daha proaktif olması gerekiyor. Haber online olarak yayılır yayılmaz uygun olan yerlerde yorum yapabilmek için fırsatları takip etmemiz gerekiyor .

Temel olarak, bir çok halkla ilişkiler şirketi yıllardır sessizce dijitalleşmeye devam etmekteler fakat pek çok şirket için geleneksel halkla ilişkilerin hala oynamakta olduğu önemli rolü de göz ardı etmememiz gerekir. Sorun şu ki, birçok şirket sadece modaya uymak için dijital olma yoluna gidiyor ve bunu kendi markasına ne fayda getireceğiyle ilgili uygun bir analiz olmadan yapıyor. Örneğin Facebook’u düşünecek olursak; hızlı tüketim ürünleri için uygun bir ortam olabilir fakat kurumsal IT güvenlik satıcısı bir firma için, sadece çok az bir geri dönüş için çok fazla çaba anlamına gelebilir. Aynı zamanda sosyal medyada etkili olabilmek için, büyük bir insan gücüne de ihtiyaç vardır.

Geleneksel halkla ilişkiler deneyimi olmayan bir dijital ajans kullandığınızda, buradaki tehlike medya iletişimi ile düzgün bir şekilde entegre olmamasıdır. Bazen odak noktası geleneksel PR’ı ihmal edecek derecede kayar, bu da çoğu işletme için ciddi bir hatadır. Finansal imkanların her zamankinden daha kısıtlı olduğu şu dönemde, paranızın karşılığını en iyi verecek yöntemlere odaklanmak önemlidir.

Tabii ki, dijital unsurların büyük rol oynadığı bazı iş türleri vardır (örneğin sadece satış yapmak için insanları kendi sitelerine yönlendiren firmalar gibi); ve evet, bu tarz bir amaç için dijital bir ajansla harika şeyler yapabilirsiniz. Fakat çoğunluk için, her hedef kitleyi inceleyen, mesajın en iyi nasıl ve nerelerden iletilebileceğini araştıran ve genel kurumsal stratejiyi içeren entegre bir yaklaşım önemli bir ihtiyaçtır. İşini düzgün yapan herhangi bir PR ajansı, PR faaliyetlerini bu noktalar etrafında bir bütün olarak düşünür ve planlamasını buna göre yapar.

Entegre bir yaklaşım aynı zamanda tüm içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanız anlamına gelir. Örneğin finansal hizmet şirketlerinin CEO’larına hitap etmek istiyorsanız, Ekonometri dergisinde yayınlanan imzalı bir görüş yazısı en uygun seçenek olabilir; hiçbir sayıda tweet ya da blog tartışması böyle bir yazının yerini alamaz. Yine de, bir kez yazınız yayınlandığında, büyük olasılıkla aynı zamanda internet ortamında da yayılacaktır. Bu durumda, Twitter ve LinkedIn mesajınızı daha da yaymak için yardımcı olabilir. Böylece hedef kitleniz içindeki yayını okumayan kesimin de yazınızdan haberdar olmasını ve sadece tek bir bağlantıya tıklayarak ona ulaşmasını sağlamış olursunuz.

Yapılması gereken en doğru şey dijital medyada onlara neyin en uygun olduğu bilgisini her müşteri için ayrı ayrı ele almaktır. Şirketlerin, hedef kitleye en iyi nasıl ulaşılacağı, şirketin ve ürünlerin yapısının nasıl olduğu, doğru mesajı vermek için kiminle iletişim kurulması gerektiği ve nasıl bir etkileşim içinde olunması gerektiği gibi konulara odaklanabilecek yetenekli PR uzmanlarına ihtiyaçları vardır. Basitçe ifade edecek olursak, dijital medyada kiminle nasıl konuşmanız gerektiğini bilmiyorsanız, kaç tane Twitter takipçiniz ya da LinkedIn bağlantınız olduğunun çok fazla önemi yoktur, kampanyanızın başarısız olması yüksek bir ihtimaldir.

Tıpkı e-postanın ortaya çıktığı ve yayınların dijitalleşmeye başladığı dönemde olduğu gibi, teknoloji ve yeni nesil kullanıcı tarafından oluşturulan içerik, PR’ı yeni bir yere doğru götürüyor ve ajanslar da iş yapma şekillerini bu yeni düzene adapte etmek durumundalar. Ancak asla unutmayın ki PR’ın temel gereklilikleri aynı kalır ve bunlar olmaksızın inandırıcı hiçbir altyapısı olmayan bir sürü sığ “dijital” gürültü oluşturmuş ve enerjinizi israf etmekten öteye geçmemiş olursunuz.

Kaynak: Fourth Source

Yorum Yap