Skip links

Her Halkla İlişkiler Uzmanının Sahip Olması Gereken 6 Beceri!

Her Halkla İlişkiler Uzmanının Sahip Olması Gereken 6 Beceri!

Her Halkla İlişkiler Uzmanının Sahip Olması Gereken 6 Beceri!

Bir süre önce The New York Times, yeniden tanımlanan halkla ilişkiler konusunda her halkla ilişkiler uzmanının okuması gereken bir yazı yayınladı.

Halkla ilişkilerle ilgili en son bir tanımlama yapıldığında yıl 1982′ydi. Evet, 30 yıl önce. Ve son beş yıl içinde, sektör tepe taklak oldu.

Halkla ilişkiler uzmanlarının kariyerleri boyunca ilişki kurduğu birçok gazeteci bir anda işsiz kaldı. Şirketler bu yeni düzende nasıl para kazanabileceklerini düşünmeye başladı. Ücretli (paid) ve kazanılmış (earned) medya yeni bir kardeş edindi: Sahipli medya (owned). Bununla birlikte de pazarlama, halkla ilişkiler ve reklam disiplinleri arasında “Kim hangi medyaya sahip” mücadelesi başlamış oldu.

Yeni bir döneme giriyoruz; tüm bu disiplinlerin entegre bir şekilde orta noktada buluşacağı bir dönem.

Bu yüzden zaman, bu yeni dönemde sahip olmanız gereken anahtar becerileri düşünmenin zamanı:

  1. Arama motoru optimizasyonu. Şunu söylemek mümkün ki üretilen içeriğin bir çoğu halkla ilişkiler departmanının elinden çıkmakta. Biz daima yazanlar ve okuyanlar olduk. Şimdi bu becerilerle birlikte içeriğin, arama motorları tarafından değerli ve çekici bir içerik olacak şekilde algılanabilmesi için onu nasıl optimize etmemiz gerektiğini de öğrenmeliyiz.
  2. Arama motoru pazarlaması. Bu genellikle halkla ilişkiler uzmanlarının alet çantasında bulunmaz çünkü tıklama başına ödemelidir ve reklamdır. Fakat nasıl işlediğini bilmiyorsanız, nasıl A/B testi yapılacağını ve sonuçları nasıl değerlendireceğinizi bilmiyorsanız, kazananlardan olamayacaksınız demektir.
  3. İçerik pazarlaması. İçerik, alışageldiğimiz anket, araştırma, rapor ve reklamların ötesinde bir şeydir. Şimdi, video, podcast, bloglar, e-postalar, e-kitaplar ve daha fazlası var. İçerik pazarlamasıyla ilgili önemli olan şey, eğer bunu kendiniz yapmazsanız, gerçekte de tam olarak ne olduğunu asla anlayamayacak olmanızdır. Kişisel bir Tumblrblog başlatın, WordPress’i kullanın, hatta (bu diğerleri kadar iyi değil ama) Blogger’ı bile deneyebilirsiniz. Kişisel olarak içerik geliştirdikçe yavaş yavaş müşteriler için de nasıl içerik geliştirilmesi gerektiğini anlayacaksınız ve aynı şekilde nasıl topluluk oluşturulacağını da göreceksiniz.
  4. Inbound pazarlama. İçerik pazarlamasıyla birlikte yürütülür ve onun ayrılmaz parçasıdır çünkü her şey tamamen cezbedici ve değerli bir içerik yaratmakla ilgilidir. Fakat ‘lead’leri sağlayan Inbound pazarlamadır. Sitenize insanları yönlendirmek ve onları satın almaya teşvik etmek için içerik yazıyorsunuz. İçeriğin başlığı genel anlamda insanların ne aradığıyla örtüşmelidir. Örneğin, bizim en çok okunan yazılarımızdan birinin başlığı “Halkla ilişkiler kariyeri hedefleyenler için olmazsa olmaz 13 tavsiye“. Bunun nedeni insanların bu terimleri araması ve içeriğimizin onların ihtiyaçlarını tamamen karşılaması.
  5. Entegrasyon. Yeni dönem bütünleşme dönemi olacak. Halkla ilişkiler satış departmanıyla birlikte çalışacak. Pazarlama, reklam departmanıyla, müşteri hizmetleri, ürün geliştirme departmanıyla birlikte çalışacak. Departmanlar, alışkın olduğumuz birbirinden ayrı yapıların yerine, bilginin paylaşıldığı merkezler haline gelecek, yani sağ ve sol el birbirinin ne yaptığını bilecek. Artık “Kim hangi medyaya sahip” tartışmasını yaşamayacağız.
  6. Sonuçlar. Medya gösterimleri (impressions) ve bunların ne kadar reklama denk olduğunu hesapladığımız günler geride kaldı. Biraz iş bilgisi (Şirket nasıl para kazanır?) ve pazarlama uzmanlığı (Sahipli medyayı kullanarak hadeflediğiniz kitlenin satın almasını nasıl sağlarsınız?) kazanmanız gerekir. Yaptığınız işin sadece satışları artırmak değil aynı zamanda değer yaratmak olduğunu anlamanızın tek yolu bu.

Bu sektörde olmak için harika bir zaman. Öğrenmeli, ufkumuzu genişletmeli ve alışkanlıklarımızın dışına çıkmalıyız.

Kaynak: Spin Sucks

Yorum Yap