Skip links

Yazılı Medya İçin Basın Bülteni Nasıl Yazılır?

Yazılı Medya İçin Basın Bülteni Nasıl Yazılır?

Bir basın bültenin beklenilen etkiyi ve sonuçları yaratması için, iletişimin ana kuralı olan hedef kitlesini belirlemek ve buna göre kurgulamak en önemli aşamadır. Yazdığınız bir basın bültenini her yere aynı içerik ve ekleriyle gönderirseniz istediğiniz sonucu alamazsınız. Günümüzde medyayı 4 ana grupta toplayabiliriz:

–       Yazılı medya: haber ajansları, gazeteler, dergiler

–       Görsel medya: televizyonlar,

–       Sözel medya: radyolar

–       Dijital (elektronik) medya: web haber siteleri, sosyal paylaşım ortamları

Basın bülteninizi yazarken bu ayrımı göz önünde bulundurun. Zaman alıcı ve yorucu olsa da yukarıdaki ayrıma göre ayrı basın bülteni oluşturmaktan kaçınmayın. Her gün basın bülteni yazmadığınıza ve bu sizin en önemli işlerinizden biri olduğuna göre başarınız için bu gereken zamanı harcamak ve emek vermek zorundasınız. Medyanın imkânları sınırlıdır. Gazete sayfasının ölçüleri, televizyon haberlerinin süresi, akışı, bir web sayfasının düzeni bellidir.

Bu nedenle yazılı medya için aşağıdaki önerileri göz önünde bulundurun:

Unutmayın, gazeteler ve dergiler, her gün sayısız basın bülteniyle adeta bombardımana tutulmaktadır. Sizin gibi yüzlerce basın danışmanı, iletişimci ve PR işlerinde çalışanlar, medyaya her gün sayısız basın bülteni gönderir ve sizin gibi onlar da basın bültenlerinin bir şekilde kullanılmasını bekler.

Sizin işiniz, bu korkunç rekabette kendi bülteninize gazete, dergi sayfalarında, haber ajansı bültenlerinde yer bulmak için çaba harcamanızdır.

Yazılı medya (haber ajansları, gazeteler ve dergiler) için bir basın bülteninin kullanımında en önemli etken o basın bülteninde yer alan bilgilerin haber değeri olup olmadığıdır. Diğer etkenlerse yayın politikasına, haber anlayışına, haber diline, sayfa yapısına ve şirketinizin o medya ile olan bağlantılarına uygunluğudur.

Gazete ve dergi sayfa editörleri, haber müdürleri bu belirleyici etkenler kapsamında hangi basın bülteninin kullanılacağına, hangisinin çöpe atılacağına çok kısa sürede karar verirler.

Medya bülteninizde yer alan bilgileri haberleştirir. Haberleştirme sürecinde en önemli etken sizin basın bülteninizdeki bilgilerin hangi sayfada, hangi başlıkla kullanılacağıdır. Zaten haber bülteninizde yer alan bilgilerin nasıl ve ne kadar kullanılacağına haber müdürü ve sayfa editörleri bir çırpıda karar verir ve ona göre muhabirlerden haberleştirilmesini ister. Bu nedenle sizin verdiğinizin bilgilerin tümü kullanılmayabilir. Çok önemli basın bültenleri müdürler, editörler tarafından yazılır.

PR işiyle uğraşanların bu nedenle çoğu zaman “en önemli yerini kullanmamışlar” veya “yanlış manşet başlık yazmışlar” diye şikâyet ettiğini biliyoruz. Bu “eğer kötü niyet yoksa” öncelikle sizin kusurunuzdur. Gazetelerde, haber ajanslarında ve dergilerde çalışanlar profesyonel insanlardır. Onları eleştirmeden önce yazdığınız basın bültenini inceleyin.

Yazılı medyanın işini kolaylaştırarak en önemli bilgilerin gazete ve dergi sayfalarında yer almasını istiyorsanız, basın bülteninizi bir gazete haberi gibi düzenleyin.

Karışık, başlığıyla içeriği çelişkili, en önemli bilgilerin saklandığı, eksik veya gazetecilerin deyişiyle “laf salatası” veya “cımbızla çekilip ancak yazılabilir” şeklindeki bir basın bülteninin, ne kadar önemli olursa olsun, çöpe gitme olasılığı çok yüksektir.

Gazetecilerin bu yoğun tempoda sizi arayıp “basın bülteninizde ne diyorsunuz?” ya da ne zaman, kim söylemiş vs. gibi soru sormalarını da beklemeyin.

Ayrıca basın bülteninizin sadece çöpe gitmekle kalmayacağını; aynı zamanda sizinle ve çalıştığınız şirketle ilgi algının da olumsuz olacağını unutmayın.

Hiçbir gazeteci ya da editör, oturup sizin sonu gelmeyen sayfalar tutan basın bülteninizden başlık çıkarmak ve onu özetleyip kullanmak için zaman harcamaz.

Günlük gazetelerde sayfanın ana haberi ve alt haberi belli olduktan sonra gerisi eldeki malzemeyle doldurulur. Gazetelerin iç sayfalarının çoğu öğle saatlerine göre hazırlanır. Sadece rutin veya gelişen haber varsa o habere yer ayrılıp beklenir. Bu durumda sizin iyi yazılmamış basın bülteninizle kimse uğraşmaz.

Şöyle düşünün: siz o gazetenin sayfa editörü olsaydınız ve sizin önünüze böyle bir basın bülteni gelseydi ne yapardınız?

Örneğin patronlarının, genel müdürlerinin saatlerce süren konuşmalarını redakte etmeden (gazetecilerin deyişiyle kesip biçmeden), deşifre edip konuşma diliyle aynen basın bültenine yazanlar, böyle bir basın bülteninden “gazeteciler en önemli yerini bulsun çıkarsın” beklentisinde olurlarsa mesleki yanılgı içine düşerler.

Yazılı medya için görsel malzeme çok önemlidir. Fotoğraf, logo, tablolar gibi görsel malzemelerle güçlendirilmiş bir basın bülteninin kullanılma şansı çok yüksektir. Unutmayın gazeteciler yazılı metinle örtüşen görsel malzemeleri kullanmayı çok severler. İnternetten, arşivden, sizin web sitenizden görüntü bulmak için bir yere kadar zaman harcarlar. Bulamazlarsa bazen çok anlamsız ve ilgisiz bir resimle işi geçiştirirler. Bu nedenle basın bülteninizle ilgili kullanılabilir birkaç kaliteli görseli gönderin.

Basın bültenine fotoğraf ekliyorsanız, bir gazete sayfasının tümüyle size ayrılacağını beklemeyin. Basın bülteninizin görsel malzemeyle birlikte kullanılmasını istiyorsanız, bültende görsel yönü ön plana çıkarın; örneğin bir açılış ya da bir toplantıysa, orada ne olup bittiğini yazın.

Duyuru şeklinde basın bülteni gönderiyorsanız, şirket logosunu ya da bültende adı geçen en üst düzey kişinin resmini ekleyin. Yazılı basın, her zaman görsel malzemesi olan basın bültenlerini tercih eder.

İletişimde, PR alanında çalışanların öncelikli görevleri gazetecilerin işlerini kolaylaştırmaktır. Sonuçta  gazeteci sayfasını erken hazırlamaktan siz de basın bülteninizde yer alan bilgilerin gazetede çıkmasından mutlu olursunuz.

PRRehberi.com

Yorum Yap